bir yere varamayan post.

Mayıs 19, 2007 at 11:23 am (sevgili gunluk)

Mayısın ortasında İzmir’e yağmur yağar mı? yağar.

Eskişehir’e gittim geldim günlük, minnacık bi yermiş, çok sevimli ama sıkılır insan bir süre sonra. Porsuk’ta gezdim, Haller’e gittim, bahar şenlikleri vardı Osmangazi’de, panayır vardı, gözleme yedim, balerine bindim, gözlemeyi kustum, bira içtim sonra. Bi tane cici arkadaşım oldu, Erişte ile tanıştım, hiç sevmedim, Doktorlardaki Üstün Optik’le kavga ettim, pis adam, bi gözlük alacakmışız alt tarafı, yarım saattir etrafımızda fır dönüyormuş, işin ne lan? Apart sistemi diye bişey var orda, bi apartmanı odalara bölmüşler,sen sadece bi odayı kiralıyosun, senle aynı daireyi paylaşan insanlarla bi münasebetin yok, profesyonel ilişki. Harikaymış. Çok özendim. Ama benim South Kenginstondaki stüdyo dairem de o tarz bişey olacak, ev arkadaşımı tanımıyorum çünkü. Ama bi şehirde herkesin öğrenci olması çok güzel, orta yaşlıları parmakla seçiyosun, ayrıca öğrenciye tapıyorlar, bucadaki gibi, domuzdan bir kıl koparsam kardır olayı yok. Allahım ne kadar alakasız cümleleri arka arkaya dizdim, bu post en kısa zamanda silinecek günlük, keyfine bak sen.

konuyla alakasız şarkı:

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

miting günlüğü

Mayıs 13, 2007 at 2:27 pm (fotograflarim, memleket meseleleri, sevgili gunluk, youtube'dan arak)

sevgili günlük, bu aralar bir memleketi kurtarma
sevdası hüküm sürüyor bende, sorma gitsin. 2 milyon olalım diye sabahın
sekizinde kalktım meydana gittim. “Atatürkçü Hukuk Fakültesi
Öğrencileri” olarak biz ve İzmir Barosu beraber gittik. Gönül isterdi
ki adliye de bize eşlik etsin ama onlar kendi kendilerine organize
olmuşlar, bizi yanlarına istemediler, bazı hakimler cüppeleriyle
gelmişti, çok havalıydı. Neyse işte ben gene aşık oldum. Ben her
ortamda illa ki birine aşık olurum günlük,çok şıpsevdi bir karakterim.
“AŞK, birlikte bayrak sallamaktır.”

not:hırsız fotoğraf makinamın kablosunu da çaldığı için fotoğrafları atamıyorum.Ama haftaya İstanbul’da editlerim bu postu.

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

müzik

Mayıs 12, 2007 at 4:51 pm (film/muzik/kitap)

Bilgisayarım ve evdeki bilumum elektronik cihazlar hırsız tarafından hibe edildiği için müzik dinleyemiyorum.Müzik dinleyemedikçe sinirleniyorum.Sinirlenince reflü beni mahvediyor.O zaman da ders çalışamıyorum,sınavlarım kötü geçiyor.Sınıfta kalabilirim,sırf bu yüzden.
Evet,ceza genel sınavında nedensellik bağına benzer bir örnek yazarak geçmiştim.Hoca çok gülmüştü ama tam puan vermişti.
Evde sadece,Renault’nun yılbaşında mı ne hediye gönderdiği tekerlekimsi,tepesini fır fır döndürerek kanalı bulduğun bir radyo var,müzik dinleyebileceğim.Mp3 çalarımdaki şarkıları değiştiremiyorum,hırsız onun kablosunu da çalmış.Akşamları çok çıldırırsam evin altındaki internet kafeye iniyorum,radioblogclub’dan dinliyorum canımın çektiği şarkıları.Pandora’ya bişi olmuş,kapanmış mı ne.Silenzio’nun goog music nice people’ını takip ediyorum last.fm’den,Regina Spektor dinlemeye öyle başladım mesela.Bi de Liv Tyler’ın bi röpörtajında giyinirken Corinne Bailey Rae dinlediğini okumuştum,gene internet kafede hemen buldum dinledim,çok beğendim,bu postu yazarken de trouble sleeping dinliyorum hatta.

öncelikle şu indelicates’in mp3′lerini şurdan indirip dinleyin,bence çok güzel.

bunlar da mevzubahis güzel insanlar.

Corinne bailey rae-put your records on

regina spektor-on the radio

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

Romain Gary (émile ajar)

Mayıs 11, 2007 at 11:50 am (film/muzik/kitap)

sık sık,kendilerini savunan kadınlar uzaklara,çok para getiren yerlere çalışmaya gidiyorlardı,talep çoktu oralarda ve çocuklarını,bir daha dönmemek üzere, Madam Rosaya emanet ediyorlardı.Gidiveriyorlardı sonra küüüt.Bunlar hep anaları zamanında kürtaj olamamış,gereksiz çocukların öyküleri.Madam Rosa;çocukları,bazen kendilerini yalnız hisseden,gereksinme içinde olan ailelerin yanına yerleştiriyordu,ama güç işti bu,çünkü yasa diye bir şey vardır.Bir kadın kendini savunmak zorunda kalınca babanın koruyuculuğuna hakkı yoktur,orospuluk bunu gerektirir.

Onca Yoksulluk Varken’den

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

spidergirl missmarttle

Mayıs 8, 2007 at 3:42 pm (film/muzik/kitap, sevgili gunluk)


bilin bakalım missmarttle bugün hangi filmi izledi? :P

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

Mayıs 7, 2007 at 1:36 pm (sevgili gunluk, sevgulut)

ev arkadaşım eski sevgilimle çıksa bunu hiç sorun etmem.3 senedir beraber yaşıyorum edayla,eski sevgilimle 1,5 yıl beraber oldum, 7 ay bizim evimizde yaşadı,ayrılalı 2 ay kadar oldu,ben onu unuttuğuma göre sorun yok,çıkabilirler edayla,edanın saçını başını yolmam.
ben de edanın eski sevgilisiyle çıkabilirim,bunu midesizlik olarak görmem,unutmuşlar birbirlerini,sorun yok.
bugün itirazım var diye bi program seyrettik,orda kızın teki eski sevgilisiyle beraber olan ev arkadaşını parçalıyodu,ordan aklıma geldi.yaf ayrılalı 7 ay olmuş,daha nesini çekemiyosun,yuh yani.

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

gorky,benimle dalga geçiyorsun.

Mayıs 2, 2007 at 2:41 pm (Kategorilenmemiş)

if you see us in the club we’ll be acting real nice
if you see us on the floor you’ll be watchin all night
we ain’t here to hurt nobody
so give…..
wanna see you work your body
so give…..

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

kesinlikle bir stil ikonu olmadığımın farkındayım.

Nisan 30, 2007 at 3:38 pm (sevgili gunluk)

Her ay bilumum moda ve kadın dergilerini satın alıyorum günlük.Neredeyse her gün Gül Sokaktan vitrinlere baka baka geçiyorum.Fashion Tv bile merceklerim televizyon bana kaldıkça,ama yıllardır itinayla geliştirdiğim moda anlayışım bir türlü günlük hayattaki kombinasyonlarıma yansımıyor.Teoride ne ne ile giyilir,sezon trendleri nelerdir,hangi renk modadır,hangi aksesuarlar revançta,sienna miller en son çamurlu festival fotoğrafında hangi ucubik pantolonla poz vermiştir falan hepsini sular seller gibi biliyorum,ancaaaakkkk pratikte Hatay pazarından 10 milyona aldığım çiçekli elbisemle kocaman deri çantamı takıyorum,sonra elbiseyi kocaman kırmızı bi kemerle iyice katledip,boynuma çok şık bir fular dolayabiliyorum,altına da Stan Smith giyebiliyorum.Haftanın rüküşü seçilebilirim işte o an!Ama tasarımcıları intihara sürüklemekte kararlıyım.Ayrıca skinny jean giymek için daracık kalçalı,incecik bacaklı olmak gerektiğine de itirazım var.Ben büyük mutlulukla pofuduk bacaklarıma aldırmadan dar paçalı,kocaman popoma aldırmadan dar kesimli kotlar giymekte ısrarcıyım.(hem ben fıstık gibiyim.asıl kate mossta korkunç duruyor skinny’ler.)
Yine Bershka’dan çiçekli böcekli incikli boncuklu birsürü tişört aldım.Adicolor Süperstar’lardan almak üzere çıktığım alışveriş turundan da Nike’ın şu modelini alıp döndüm.Aynı ayakkabıdan ev arkadaşım da aldı.Zaten genelde beraber alışverişe çıktığımızda aynı şeylerden alıp geri dönüyoruz.Bununla da kalmıyor,illa ki aynı şeyleri aynı anda giyiyoruz.Gerçi okulda hiç pişti olmadık,ama orda da herşeyden bi tane alıyoruz ortaklaşa giyiyoruz falan sanıyorlar.Halbuki Eda 34 beden,hatta 32 bazen,bense 36-38 bedenim,dolayısıyla yanında bulut gibi kalıyorum Edanın(adı bulut olan bi sevgilim ne güzel olur haa), nasıl olup ta birbirimizin kıyafetlerini giydiğimiz kanaati oluşturduk hiç bilmem.Daha da garibi,başka sınıflardayız,hatta birimiz örgün birimiz ikinci öğretimiz,ortak arkadaşımız da yok,aynı şeyleri giydiğimiz nasıl tespit edildi anlamadım,sormak lazım bizim dedikodu makinelerine.

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

no romance for me

Nisan 28, 2007 at 2:16 pm (sevgili gunluk, sevgulut)

sevgili günlük,son 10 gündür kendimi kaybetmiş durumdayım.
hani ben,o “ohhh,iyi ki ayrıldık bea,üstümden yük kalktı gibi oldu sanki,aman yaf ne güzelmiş” modundaki şeker insan,ne yapmış olabilir?
tabii ki kaldığı yerden devam edemedi,sevgilisini özledi,ağlayıp zırlama nöbetlerinden birinde onu aradı,ve “yeniden başlayalım mı,ne dersin?” dedi.(bu kısmı biraz abartıp,salya sümük ağlamış,”bananeeaaa ben seni çok özlediiimmmm” de demiş olabilir.”
ama işin asıl magazinsel kısmı bu değil.
aldığım cevap çok hoştu.
ayrı kaldığımız şu kısacık 1 ay içinde unutulmuşum!unutulmuşum da üstüme güller bile koklanmış!
bu acı gerçeği protesto etmek amacıyla rejime giriyorum sevgili günlük.tıptan bulucam kendime.inek,kel.

Kalıcı Bağlantı 4 Yorum

evet,tam olarak bu!

Nisan 20, 2007 at 11:03 am (fotograflarim, sevgulut, youtube'dan arak)

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

durum kritiği

Nisan 11, 2007 at 1:23 pm (sevgili gunluk)

Evde nufus patlaması yaşıyoruz sevgili günlük.Eda’nın ailesi,teyzesi(4),deniz(yurttan oda arkadaşımdı,evinde işler karıştı sokakta kaldı,yurt ayarlanana kadar bizde) ve annesi(2),ben ve eda(2).Yani bizim minnak öğrenci evimiz8 kişi barındırmakta şu aralar.Nasıl olup ta sığdığımıza inan ben de şaşıyorum.Yorgan-battaniyeleri yetirebilmek için edayla geceleri elektrikli kaloriferi yanık bırakarak uyuyoruz benim odada.Ev öğrenci evi olunca,çatal-bıçak,tabak-bardak ta sınırlı haliyle.Yetmiyor!Aynı anda sofraya oturamıyoruz.Banyo sırası diye bişey var mesela!Biz normalde edayla iki kişyken,banyoya beraber girerdik,aynanın karşısına geçer makyajımızı yapardık,oysa misafirlerimiz öyle değil,kuyruk oluştuğu yetmezmiş gibi,giren de kapıyı kitleyiveriyor hemen.Tuvalet desen ayrı bir sorun!tek bir tuvaletimiz var çünkü ve şu ara hali harap…Tuvalet kağıdı yetişmiyor!
İşin komik tarafı,günlük,bir atasözü vardır herkesin bildiği:Misafir misafiri istemez,ev sahibi hiç birini istemez! İşte böyle de bi durum söz konusu şu an.Çağla ve annesi Denizlere bakıp öfüldedikçe Edayla bakışıp gülüşüyoruz.

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

Nisan 5, 2007 at 12:40 am (sevgili gunluk)

Canı sıkılan bir insanın çok az alternatifi vardır çünkü muhtemelen yalnızdır-ki can sıkıntısının sebebi de budur zaten- ve sen de takdir edersin ki yalnız başına çok fazla eğlenemezsin.Yalnız yapamayacağın çok fazla şey var.Mesela futbol oynayamazsın,tenis de oynayamazsın,tango yapamazsın.Telefonda konuşamazsın.Dedikodu yapamazsın.Ama yalnız yapabileceğin çok şey var.Kafanı dinleyebilirsin,hayal kurabilirsin-sesin kötü ols bile- şarkı söyleyebilirsin,ne bileyim abuk subuk hikayeler uydurabilirsin.Acaba yalnız olmak mı daha iyidir yoksa olmamak mı…Karşılaştırılması zor iki seçenek.Gene de ben hayatımda ikinci bir kişi olmasını tercih ederdim.Bu iyi bir dost olabilir,bir sevgili olabilir,bir evlat olabilir,çünkü başka birine yaslandığında hayatla mücadele etmek daha kolaydır.neyse.

Kalıcı Bağlantı 3 Yorum

alkışlarınızla…FAATİ!

Nisan 4, 2007 at 1:02 pm (fotograflarim, youtube'dan arak)

ben nasıl büyük adam olucam?

Kalıcı Bağlantı 8 Yorum

yüzsüzlükte son nokta:

Nisan 2, 2007 at 6:26 pm (sevgili gunluk)

hıhım,hırsızımla msn’de konuştum!!!

Kalıcı Bağlantı 2 Yorum

Burdur’un ceviz ezmesi

Nisan 2, 2007 at 8:47 am (sevgili gunluk, yedim/ictim)

Edo’nun anne-babası geldiler Burdur’dan,evde bize bir ilgi-alaka var ki sorma günlük.Bütün gün miss gibi yemek kokuyor ev,bulaşık derdi yok,çayı kim demleyecek kavgası yok,mıymıntı kapıcının meymenetsiz suratını görmek yok! Hele ki Ali Amca elinde meyve dolu torbalar,et,tavuk paketleri ile geldikçe önünde diz çöküp secde edesim geliyor mutluluktan.En son ne zaman makarna dışında birşey pişirdiğimizi düşünüyorum da,hatırlayamıyorum.Sofra kurşumuzu,yemeklerden sonra bulaşık yıkamak için yalancıktan “ben yıkıcam bulaşıkları,hayatta olmaz Gülcan teyza” diye birbirimizi yiyişimizi bir görsen günlük,bu kızlar aile evinde gibi yaşıyor,hergün yemek pişirip bulaşık falan yıkıyorlar dersin.Çağla da arasıra göz kırpıp, “yemezler” diyor zaten.

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

« Önceki girişler · Sonraki yazılar »