romantik bir masal

Eylül 3, 2007 at 1:42 pm (ailem, sevgulut)

Kucuk Metin Artvinin ilcesi Ardanucta yasamaktadir.Alti yasindadir, her gun ogretmen babasiyla ogretmenler kahvesine gider.Ogretmenler kahvesinin bir rutini vardir, her aksam Kaymakam gelir, o kapidan iceri girdiginde butun ogretmenler ayaga kalkar, ceketlerini iliklerler. Kucuk Metin’in gozunde Kaymakam devlet gibidir, ondan buyugu yoktur, buyuyunce kaymakam olmaya karar verir. Gunlerden bir gun, kahvede yabanci bir adam gorurler. Adam hickimseye selam vermeden sobanin basina gecip oturmus, sigarasini yakmistir. Kucuk Metin dikkatle adami suzmektedir. Gene saat gelir, Kaymakam kapidan girer, herkes ayaga kalkar. Bir kisi haric, sobanin basindaki yabanci. Tum gozler ona cevrilir, Kaymakam kipkirmizi olmustur, adamin yanina gidip bu saygisizligin hesabini sorar, ” Sen” der, “ayaga kalkmadin.Benim kim oldugumu bilmiyor musun? Ben buranin Kaymakamiyim.” Yabanci kucuk Metin’in hayatini sonsuza kadar degistirecek cumleyi kurar: “Ben Cumhuriyet Savcisiyim.” Kaymakam kipkirmizi olur, hemen ceketinin onunu ilikler, sapkasini indirir, ozur diler, kemkum eder. O an kucuk Metin anlar ki Kaymakamdan bile buyuk biri vardir, Cumhuriyet Savcisi. Kararini verir, savci olacaktir. Gercekten de buyur, Universsite sinavlarina girer, once ogretmenlik kazanir, gitmez, dersaneye yazilir, sonra muhendislik kazanir, yine gitmez, sonunda Istanbul Universitesine kapagi atar. Mezun olur, sinavlari kazanir, ama onu hakim olarak atarlar. Metin yilmaz, senelerce bakanligin kapisini asindirir, savci olana dek her yil HSYK ya basvurur, 2 beni yeter ki savci yapin, isterseniz sirnaga gonderin” der. Sonunda savci olur, huzura erer. Hatta bununla kalmaz, bassavci bile olur. Simdi mutlu mutlu Turkiyenin en buyuk tutukevini yonetmektedir.

Yillar gecer, Metin’in kucuk kizi Ekin hukuk fakultesini kazanir.Son sinifa gecer. Bi sevgilisi vardir, hikaye aynidir. Kucuk Deniz, Aydinin ilcesi Soke de buyumustur, onun icin en buyuk Savcidir, muhakkak savci olmalidir o da. Ekin “cattik” diye dusunur tabii ki. Kucuk Denizin huylari Metin’e benzemektedir, zaten Deniz Metine tapmaktadir, en buyuk hayali onun gibi olmaktir.

tabii ki zaman zaman bu zaafini kullaniyorum. Annem ve babam universitedeyken, her bayramda ya da tatilde, babam annemle birlikte Istanbuldan Izmir otobusune biner, annemi izmire biraktiktan sonra uckuyularda otobusu degirtirip Bursaya donermis.(o zaman dedemin tayini bursaya cikmis,orda yasiyorlarmis.) Dusunsenize, kendi evi 2 saat mesafede, ama taa Izmire gidip geri donuyomus, ne romantik. Ben bu hikayeyi Denize anlattigimdan beri o da aynisini yapmak icin can atiyor. Mesela ben Londradan dondugumde havaalaninda o karsilamak istiyor beni. Normalde de Istanbuldan Izmire gittigimde, deniz sokeden gelir, havaalanindan beni alir, evime birakir, gene sokeye doner.
Neydi, kizlar hep babalarina benzeyen erkekler mi bulurlardi?

4 Yorum

  1. HMF demiş ki,

    Eylül 4, 2007 7:11 am

    ya evet yaaa..off..simdi sabah sabah agladim ben bunu okurken..bohuuuu :(

    babami da cok seviyorum D.’ yi de…

  2. püstüklü mama demiş ki,

    Eylül 5, 2007 2:25 pm

    evet, hep öyle oluyor. neden bilmem :) belki de biz kızlar, kendi evimizdeki düzeni seviyoruz ve herhalde bu yüzden babamız gibi bir adam buluyoruz :)

  3. Aslı demiş ki,

    Eylül 6, 2007 1:12 pm

    Cevap : Evet Bizzat denedim.

  4. NaKHaR demiş ki,

    Eylül 8, 2007 9:48 am

    bence hayır;
    sadece kendi babalarına karşı aşk besleyen kızlar tıpkı babaları gibi birini bulana dek uğraşırlar…

    yoksa annem babası gibi biriyle evlenseydi ben baba katili olmuş olurdum… dedem öyle biri insanı katil edebilecek türden :)

    konu ne gel gelelim verdiğim örnek ne ben bu günlerde biraz uçuyorum sanki :)

Yorum Yapın