londra giderek gozumde kuculmekte.
Burda her yerin neden saat altida kapandigini cozdum. Saat altidan sonra sokaklarda ayik insan kalmiyor! Buranin insani alkolu cok seviyor. Bazen sabahin 11 inde metroda bira icen insanlar goruyorum. Zaten en ucuz sey bira. Bira meyve suyundan ucuz olursa tabii ki benim sevgili Japon arkadasim Haruka her oglen yemeginde bira icer, sonra da 1 haftada 3 kilo aldim diye sikayet eder durur! Zaten Heatrow sendromu diye birsey varmis, Heotrow’a inen biri Heatrow’u ayni agirlikta terkedemezmis. Yemek zorunda kaldiginiz derin dondurulmus sacmaliklar yuzunden kilonuz, saldirip durdugunuz ikinci el dukkanlarindan dolayi bavulunuzun agirligi artiyor burda. Ben bile hic bir sey almamaya yeminli gelmisken, bir suru kitap, poster, Londra minyaturleri,ivir zivir falan aldim burdan. Ama hala neden insanlar Londraya gelip Zara’dan, Topshoptan alisveris yapar anlayamiyorum. Starbuckstan cok Zara var dunya uzerinde.
Cok yanlis baska bisey de, Londra butcenizle dusunup alisveris yapmak. Mesela guzel bir tisort goruyorsunuz, 30 pound. Tamam, o kadar ayirabilirsiniz. Ama mantikli olursak eger, sahsen ben turkiye de siradan penye bir tisorte 90 ytl vermiyorum. Vereni de sevmem. Bugun Laura da dikkat etmis, burda her gun Bonne Bouch’da yiyormus, 7-8 pound tutuyomus ogle yemegi. Ama ben Ispanya da asla bir ogle yemegine 17- 18 euro vermem, sacmalik dedi. Bundan sonra oglenleri tescodan meyve, sandvic falan yemeye karar vermis, parasini biriktirip Ispanya da harcayacakmis. Bence mantikli. Ben de her yerde aval aval hediye arayacagima hediye paralarimi free shop a saklamaya karar verdim. Ordan alirim biseyler. Hem eminim erkek arkadasim da, kiz kardesim de, Buckhingam Palace hatirasi yerine parfum veya tequila almaktan daha cok hoslanir. Aslina bakarsaniz ikisi de Buckhingam sarayli zimbirtiyi kafama atar. En mantiklisi free shop.
Londra da da ucuz yerler yok degil, mesela ben British Heart Foundation’i buldum ya, artik dunyanin en mutlu insaniyim. Burdan ikinci el, ama neredeyse yepyeni kitaplar, dvdler, cdler, giysiler falan alabiliyorsunuz. Mesela ben Harry Potter’in son kitabini-piyasada 9 pound- bir bucuk pounda aldim. Talihsiz seruvenler dizisini falan aldim, birsuru dvd, burda Harvey Nichols cok populer, etiketi bile cikarilmamis tisortler, Manson, H&M.. Artik gozumu dort actim, butun vitrinlere bakiyorum bilmemne charity falan yaziyo mu diye. Bigun buralara gelirseniz, tavsiye ederim, bilginize.
ferhatt ikincitmorinek demiş ki,
Ağustos 16, 2007 5:52 pm
hoşbulduk anacım. (iade-i ziyaret)
londraya gitmişsin havanı atacağına, hala ikinci el diyorsun.
iflah olmazsın anacım.
sis651 demiş ki,
Ağustos 18, 2007 6:12 pm
O 30luk kıyafetler Türkiyede üretiliyor. Fabrika da 5ytl İng’de 30 p. İyi kazıklıyoru adamları.
Emir Bey demiş ki,
Ağustos 20, 2007 5:06 am
heatrow hava alanına üçüncü pist ekleniyormuş.
raspberrypie demiş ki,
Ağustos 20, 2007 8:29 am
gerek yok sacmasapan seylere o kadar para vermeye, ikinci el iyi secim bence!
bu arada mimledim seni, bana ugra!
Londrali demiş ki,
Aralık 1, 2007 6:55 pm
Belki bu site isinize yarar: http://www.alaturkalondra.com/